Polat Erzurum Resort Hotel

5 - 8 Mart 2018

Erzurum Hakkında

Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük kenti olan Erzurum oldukça eski bir yerleşim birimidir. Palandöken Dağı eteklerinde kurulu olan kent son yıllarda kış turizmi açısından büyük önem kazanmıştır. Tarihi yönden çok zengin bir çok eseri barındıran ve adeta bir kültür merkezine benzeyen kent günümüzde önemli bir turizm potansiyeli taşımaktadır.

Erzurum Tarihi

Erzurum ve çevresi özellikle son Kalkolitik ve Eski Tunç çağından itibaren yoğun iskana ve siyasi olaylara tanık olmuştur. Karaz, Pulur ve Güzelova kazılarının tanıklığında, yaklaşık altı bin yıldan beri çevredeki yaşama biçiminin devam ettiği söylenebilir. Bölgede M.Ö. IV. binden itibaren çok kuvvetli bir kültür birliğinin olduğu da ortaya çıkmıştır.

Milletler

Doğu Anadolu’nun en büyük kenti olan Erzurum’un MÖ 4900 yıllarında kurulduğu tahmin edilmektedir. Erzurum’u da içine alan bölge tarih boyunca Urartular, Kimmerler, İskitler, Medler, Persler, Parftlar, Romalılar, Sasaniler, Araplar, Selçuklular, Bizanslılar, Sasaniler, Moğollar, İlhanlılar ve Sfaviler gibi çok çeşitli kavim ve milletler tarafından idare edilmiştir.

II.Theodosios

Erzurum’un bilinen ilk adı Doğu Roma (Bizans) İmparatoru II.Theodosios’ a (408-450) izafe edilen Theodosiopolis’ ti, şimdiki Erzurum’un yerinde kurulmuştu. IV. asır sonuna doğru Roma imparatorluğu sınırları içine alınmış ve 415 tarihinde Theodosios’ un emriyle Şark Orduları Kumandanı Anatolius tarafından kurulmuştur.

Erzurum İsmi

Bugünkü Erzurum adı ise, Erzen’ in Selçuklular tarafından fethedilmesi üzerine ahalisinin Theodosiopolis’ e (Kalikala=Karin) göç etmelerine müteakip bu şehre Erzen ve Türk hâkimiyetinin ilk safhalarında bu adın sonuna, Meyyafarikin (Silvan) ile Siirt arasındaki Erzen’ den ayırmak ve Anadolu’ya ait olduğunu belirtmek üzere Rum kelimesi ilave edilerek, Erzen al-Rum denilmesinden kaynaklanmıştır.

Osmanlı Devleti

1514 yılında şehir ve çevresini fetheden Osmanlılar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1923 yılına kadar bu topraklarda hüküm sürmüşlerdir. Milli mücadele, milli birlik ve bağımsızlık hareketinin temelinin atıldığı Kongre 23 Temmuz 1919 da Erzurum’da toplamıştır.

Mustafa Kemal Paşa Erzurum’da

Mustafa Kemal Paşa 3 Temmuz 1919’da Erzurum’a geldi, ilk karşılama merasimi Erzurum’un batısında on yedi kilometre uzaklıktaki Ilıca’ da yapıldı. Mustafa Kemal Paşa Erzurum’a gelişinin ertesi günü 4 Temmuz’da Erzurum Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni ziyaret etti. Mustafa Kemal Paşa, 5 Temmuz 1919’da yakın arkadaşları ile bir toplantı yaptı. Toplantıya Karabekir Paşa, Rauf Bey, Eski Vali Münir, Süreyya, Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanı Kazım, Kurmay Binbaşı Hüsrev, Binbaşı Refik, M.Müfit Beyler katılmışlardı.

Erzurum Kongresi

Erzurum Kongresi, 23 Temmuz – 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum’da toplanan kurultaydır. Kongreye çoğunluğu işgal altındaki 5 doğu ili Trabzon, Erzurum, Sivas, Bitlis ve Van’dan gelen 62 delege katılmış; 2 hafta süren kongrede alınan kararlar Kurtuluş Mücadelesi’nde izlenen çizgide önemli ölçüde belirleyici olmuştur. Erzurum kongresi bölgesel bir kongre olmasına rağmen tüm ulusu etkileyecek kararlar alınmıştır.

Kongre’de Alınan Kararlar

Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz. Her türlü yabancı işgaline ve müdahalesine karşı millet hep birlikte direniş ve savunmaya geçecektir. İstanbul Hükümeti vatanın bağımsızlığını sağlayamazsa geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet milli kongre tarafından seçilecektir. Kongre toplanmamış ise, bu seçimi Temsilciler Kurulu yapacaktır. Kuva-yi Milliye’yi etkili, milli iradeyi hakim kılmak esastır. Azınlıklara siyasi hakimiyetimizi ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez. Ancak bu vatandaşların canları, malları ve ırzları her türlü saldırıdan korunacaktır. Manda ve himaye kabul olunamaz.

Erzurum Kalesi

İlk kalenin M.Ö bölgeye hakim olan Urartular tarafından yapıldığı söylenir. Bugün varlığını koruyan kale ise 415 yılında Bizanslılar tarafından inşa edilir. Ve daha sonra Selçuklu ve Osmanlılar tarafından önemli ilaveler ve onarımlar görür. İç ve dış kale olarak bölümlenen kalenin iç kısmında güvenliği sağlayan muhafız ve askerler bulunurken, dış kalede halkın yaşadığı mahalleler ile şehri tam olarak çevreleyen surlar ve bu surlardan dışarıya açılan kapılar yer alır.

Çifte Minareli Medrese

Süslemeleri yarım kalan medresede, taç kapısında kitabe yazılması için hazırlanmış olan bölüme de kitabe yazılamamıştır. Bu yüzden kesin yapılış tarihi bilinmemekle birlikte kırman Türklerinden Padişah hatun tarafından 1290’lı yıllarda inşa ettirildiği sanılmaktadır. Anadolu’nun en büyük açık avlulu bu medresesinin kümbeti de Anadolu’daki en büyük kumbetlerdendir. 26 metre yüksekliğindeki çift minaresi renkli çinilerle süslüdür.

Yakutiye Medresesi

Erzurum’un tam 703 yıldır dimdik ayakta duran Yakutiye Medresesi, önemli sembollerinden Anadolu’nun ilk Üniversitelerinden biridir. Üzerindeki iri motiflerle kendisine hayran bırakan medrese, bugün Türk islam ve Etnografya Müzesi olarak kullanılıyor.

Üç Kümbetler

Erzurum şehir merkezinde, büyük devlet adamları ve din alimleri için yapılmış çok sayıda türbe ve kümbet de bulunuyor. Anadolu’daki anıt mezarların en güzel örneklerinden olan Üç Kümbetler, Çifte Minareli Medresinin hemen güneyinde yer alıyor. Türklere ait diğer kümbetler göz önüne alındığında, kullanılan malzeme ve süslemeler açısından farklılık gösteren kümbetlerden en büyüğünün Saltuklu devletinin kurucusu Emir Saltuk’a ait olduğu ve 12’inci yüzyılda yapıldığı sanılıyor.

Aziziye Ve Mecidiye Tabyalari

Tarihte büyük devlet olma iddiasindaki her hükümdar, 1.845 metredeki Erzurum’u ele geçirmek istedi. Persler, lskitler, Bizanslılar Selçuklular, Moyollar, Akkoyunlular, Karakoyunlular, Safaviler ve Osmanlılar bu güzel coğrafyaya sahip olmak icin olağanüstü çaba sarf etti. Osmanlu devleti döneminde şehri korumak için devlet – millet işbirliğiyle inşa edilen tabyalarda kahramanlık destanları yazılmıştır

Abdurrahman Gazi Türbesi

Abdurrahman Gazi Hazretleri hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Hakkında anlatlanlar halk arasında söylenenlerdir. Rivayete gore Hz. Muhammed’in sancaktarlarından olan Abdurrahman Gazi’nin, İslam Orduları Erzurum ve havalisini fethederken boynu savaş sırasında düşman kılıcı tarafından koparılmıştır. Yerdeki kafasını eğilip almış ve elindeki sancağı tepeye dikmek üzere ilerlemeye başlamıştır. Çevreden durumu görenlerden bazıları adama bakın kafasını eline almış diye bağrışmaya başlarlar. Halk arasında yaygın bir inanışa göre nazar değmesinin kurbanı olan Abdurrahman Gazi bu söz üzerine orada yığılıp kalır ve olduğu yere defnedilir. Kabri Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin manevi kalp gözüyle “Burada büyük bir zat yatıyor” diyerekten bulunarak kabir yapılıp, daha sonra dönemin Erzurum Valisi Yusuf Ziya Paşa’nın eşi Ayşe Hatun tarafından 1796 yılında kabir boyu 4.85 cm olan bir türbe yaptırılmıştır.

Erzurum Kongre Binasi

Kurtuluş Savaşı’nın hazırlık yıllarında, Sivas’tan hareket ederek, 3 Temmuz 1919 günü Erzurum’a gelen Atatürk, 8/9 Temmuz 1919 gecesi son Osmanlı Padişahı Vahdettin’e bir telgraf gönderen, askerlikten ve “sine-i millet’e” döndüğünü bildirmişti. Erzurum’da büyük bir Kongre’nin hazırlıklarına girdi.

Kısa bir süre sonra, 23 Temmuz 1919’da, Erzurum Kongresi, Kavaf Mahallesindeki eski bir okulun salonlarında açıldı. 6 Ağustos 1919 tarihine kadar, 14 gün devam etti. Kongrenin yapıldığı okul 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşlarından sonra Ortaokul olarak yaptırılmıştı. Kongreden sonra 1920-1921 yıllarında Sanat Okulu, 1922-1923 yıllarında Sultani (lise), 1924 yılında da ilkokul olarak kullanılmış aynı yılın sonunda, çıkan bir yangınla tamamen yanmıştı. Her ne kadar, Erzurum Kongresi’nin yapıldığı bina 1924 yılında yanmışsa da yerine yapılan okulun bir salonu, 1960 yılında Atatürk ve Erzurum Kongresi Müzesi olarak düzenlenmiş ve ziyarete açılmıştır.

Müze salonundaki geniş bir masanın üzerinde, Kongreye katılan 53 delegenin adları yazılı mermer plakalar vardır. Ayrıca duvarlarda ve vitrinlerde Kongre ile ilgili tutanakların, yazışmaların, beyanname ve telgrafların fotokopileri, delegelerin fotoğrafları, Atatürk’ün çeşitli fotoğrafları, Onuncu yıl Nutku’nun el yazısı ile fotokopisi, Erzurum’daki tarihi anıtlardan bazılarını yağlıboya tabloları yer almaktadır.

 

Tortum Şelalesi

Tortum Gölü, 1700’lü yılların ortalarında bugünkü Balıklı Köyü batısında bulunan bir dağın heyelan sonucu Tortum Çayı’nın önünü kapatmasıyla oluşmuş bir göldür. Tortum Şelalesi, Tortum gölünün Tev Vadisi ile gölün kuzey ucu arasındaki heyelan kütlesini aşarak dökülmesiyle oluşmaktadır. Tortum Gölü’nün döküldüğü akar yatağa yakın dirençli kireç taşı katmanları üzerinden geçmektedir. 22 metrelik genişlikten ve 48 metre yükseklikten düşmektedir. Düşen sular, üstte gökkusağı, altta koca bir dev kazanı meydana getirmektedir. Ayrıca bu göl bir doğal anıttır. Erzurum’un Uzundere ilçesindedir.

Pasinler Kaplicalari

Kaplıca suyu 39-45 °C arasında değişmekte olup, bikarbonatlı, klorürlü, sodyumlu, karbondioksitli ve kısmen de radyoaktif bileşimlidir Pasinler Kalesinin güneyinde Hasan kale çayının iki yanında birbirlerinden yaklaşık 50 m. uzaklıkta yan yana iki ılıca bulunmaktadır. Bunlardan güneyindekine Büyük Çermik kuzeydekine Küçük Çermik denilmektedir. Büyük Çermik Kitabesine göre: 1565 yılında Dulkadiroğullarından Şah Bey tarafından yaptırılmıştır. Buradaki yapının içinde şifalı su kaynağı bulunmakta olup, üzeri 14.50 m çapında bir kubbeyle örtülüdür. Sultan I.Murat tarafından 1749 yılında onarılmış ve bazı eklemeler yapılmıştır. Büyük Çermik’in 50 m. kadar kuzeyinde olan Küçük Çermik, Hasan kale Çayının karşısındaki kıyıdadır. Bu çermiğin ortasındaki 1.5m. derinlikteki havuzu ve üzerini örten 8 m. ölçüsünde kubbeli bir mekan bulunmaktadur. Küçük Çermik’i Şah Bey’in kardeşi Mirza Ali’nin yaptırdığı söylenmektedir.

Narman Peri Bacalari

Narman Peribacaları, Erzurum’un Narman ilçesinde, rüzgar ve su erozyonlarının milyonlarca sene boyunca toprağı aşındırması sonucunda oluşmustur. Peribacaları, Erzurum’a 90 kilometrelik mesafede bulunan Narman ilçesinin 7 kilometre güneydoğusunda yer alır. Narman Pasinler karayolu üzerinde bulunduğundan ulaşımı kolaydır. Peribacalarının bulunduğu bölgede bulunan neojen kumtaşı, çakıl taşı ve mil taşı ile kanyon vadileri yer alr. Tortulların renginin kırmızı olmasında da demirin oksitlenmesinin rolü vardır. Bu özelliği ile Narman Peribacaları Amerika’daki Colorado Kanyonuna benzemektedir.

Pazartesi 05/03Salı 06/03Çarşamba 07/03Çarşamba 08/03
Geç. Ort.Geç. Ort.Geç. Ort.Geç. Ort.
-1°/-11°-1°/-11°-1°/-11°0°/-10°